26 Şubat 2025 17:40

İHD: 2024 yılında Marmara cezaevlerinde 7 bin 349 ihlal yaşandı

İHD İstanbul Şubesi hazırladığı rapora göre, Marmara Bölgesi'ndeki cezaevlerinde son bir yıl içinde 7 bin 349 ihlal yaşandı, 32 tutsak yaşamını yitirdi.

İHD: 2024 yılında Marmara cezaevlerinde 7 bin 349 ihlal yaşandı

Fotoğraf: İHD İstanbul Şubesi

İstanbul – İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, 2024 yılında yaşanan hak ihlalleri raporunu şube binasında düzenlenen toplantıyla açıkladı. Raporu, İHD İstanbul Şubesi Başkanı Gülseren Yoleri, İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu Üyesi Meral Nergis Şahin açıkladı. Açıklanan rapora göre, şubeye 2024'te 24'ü Marmara, 26'sı Marmara dışı cezaevi, 2'si başka ülke cezaevi olmak üzere 52 cezaevinden Ocak'ta 15, Şubat'ta 22, Mart'ta 32, Nisan'da 26, Mayıs'ta 36, Haziran'da 38, Temmuz'da 26, Ağustos'ta 12, Eylül'de 25, Ekim'de 19, Kasım'da 23 ve Aralık'ta 6 olmak üzere 280 başvuru yapıldı.

Son bir yılda 7 bin 349 ihlal

Raporda, Marmara Bölgesi cezaevlerinde 5 bin 782, Marmara dışı cezaevlerinde 1681 ihlal, başvurulardan ve basın yoluyla ulaşılan bilgi sonucunda 2024 yılında toplam 7 bin 349 ihlal yaşandığı kaydedildi. Raporda,  yaşam hakkında dair 30; işkence darp, kötü muamele de bin 99; sağlık hakkında 769; yeterli ve sağlıklı beslenme ve temiz suya erişimde 600; haksız tutukluluk, adil yargılanma, infaz sürecinde eşitliğe aykırılıkta 236; iletişim/tecritte bin 1105; açlık grevlerinde 40 ihlal tespiti yapıldığı kaydedildi.

Raporda, Marmara Bölgesi cezaevlerinde 4 bin 101, bu bölge dışındaki cezaevlerinde bin 681, basın yoluyla ulaşılan bilgilerde ise bin 567 ihlal yaşandığı tespit edildiği belirtildi. Raporda,7'si Marmara Bölgesi cezaevlerinde olmak üzere 32 tutsağın yaşamını yitirdiği ifade edildi.

Raporda, İmralı Cezaevi'nde bulunan Ömer Hayri Konar, Hamili Yıldırım ve Veysi Aktaş'ın avukat ve aile görüşüne çıkartılmamasında 442, PKK Lideri Abdullah Öcalan avukat ve ailesinin ile görüşme talebinin reddine dair 147 olmak üzere bu cezaevinde 589 ihlal yaşandığı kaydedildi.

Raporda, ihlallerin önüne geçilmesi çağrısı yapılarak sorunun çözümüne dair öneriler sunuldu.

“Mahpus ölümlerinin artacağına dair işaretler”

2024 yılında 11 aylık sürede 709 mahpusun hastalık nedeniyle yaşamını yitirdiğini açıklayan Adalet Bakanlığı ve yetkililerin, bu can yakıcı soruna yeni hapishaneler yaparak cevap vermeleri, birer cinayete dönüşen mahpus ölümlerinin devam edeceğini gösterdiği vurgulanan raporda, “Öte yandan bu açıklama, mahpus ölümlerinin çok azının kamuoyuna yansıdığını göstermiş, hapishanelerde yaşanan devasa sorunların dört duvar arasında saklı kaldığını ve çok azının dışarıya duyurulabildiğini ortaya koymuştur” ifadelerine yer verildi

“İhlaller artarak sürüyor”

Açıklamada cezaevlerinde 2024 yılı boyunca yaşam hakkına yönelik saldırılar, sağlık ve tedaviye erişim sorunları, ayrımcılık, işkence, kötü muamele ve onur kırıcı muamele, adalete erişim engelleri, iletişim yasakları ve ağır tecrit uygulaması, infazda ayrımcılık, infaz yakma ve şartlı tahliye hakkına yönelik olumsuz uygulamalar ve bu uygulamalardan doğan hak ihlalleri artarak devam ettiğine işaret edildi.

“Tahliye ertemeleri telafisi imkansız zararlara yol açtı”

Açıklamada, İdare ve Gözlem Kurulu’nun mahpusların temel haklar yanında şartlı tahliye, denetimli serbestlik ve açık cezaevine ayrılma gibi özgürlüklerini yakından ilgilendiren konularda telafisi imkansız zararlara yol açtığı ifade edildi.

Mahpusların Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında yargı baskısına maruz bırakıldığı vurgulanan açıklamada; “Mahpuslarla dayanışma da suç haline getirilmiş ve mahpus yakınları ve hak savunucuları üzerinde ciddi bir yargı baskısı oluşturulmuştur. Bu kapsamda hakkında 4 yıl 2 ay hapis cezası verilen komisyon üyemiz Hatice Onaran, halen hapiste tutulmaktadır” denildi.

“Hapishanelerde sağlık ve tedaviye erişimde yaşanan sorunlar çözülmedi”

Hapishanelerde sağlık ve tedaviye erişimde yaşanan sorunlar 2024 yılında da çözülmediği belirtilen açıklamada; “Geçen yılki raporumuzda; “Hasta mahpusların yaşadıkları sorunların çözümü için söz veren Adalet Bakanlığı tarafından 02.01.2023 tarihinde çıkarılan “Sürekli Hastalık, Sakatlık ve Kocama Sebebiyle Kişilerin Cezalarının Hafifletilmesi veya Kaldırılması Hakkında İşlemler” başlıklı 20/1 nolu genelge, Anayasa’nın 104. Maddesi kapsamında Cumhurbaşkanının af yetkisi üzerinden 2006 tarih ve 20 sayılı genelgenin yeniden hatırlanmasının ötesine geçememiştir. Hasta mahpuslar için kritik önemdeki 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 16. Maddesi ve bu maddeden kaynaklı sorunlar tartışma dışı bırakılarak hasta mahpuslar ölüme terk edilmişlerdir.”

“Yaşam hakkına yönelik ölümle sonlanan ihlaller arttı”

Adalet Bakanının 2024 yılı 11 ayında 709 mahpusun yaşamını yitirdiğini açıkladığı hatılatılan raporda; “Yaşam hakkına yönelik ölümle sonlanan ihlaller dışında, intihar girişimi, intihara zorlama, ölüm tehdidi ve can güvenliğine yönelik saldırılar da devam etmiş ve raporumuzda 2024 yılı içerisinde Marmara bölgesi hapishanelerinden gelen başvurulardan 30, Marmara dışı hapishanelerden 13 ihlal yanında, basından 7’si Marmara bölgesinden olmak üzere toplamda 32 ölüm olayı tespit edilmiştir. Sağlık ve tedavi hakkına erişimde yaşanan sorunların hastalık nedeniyle ölümlerin artışı ile paralellik gösterdiği bilinmekle birlikte, genelde işkence, kötü muamele ve onur kırıcı davranışlar ve özelde ağırlaşan tecrit ile intihar ve şüpheli ölümler arasında da paralellik olduğu  görülmektedir" denildi.

Talepler

  • Anayasanın 90. Maddesi kapsamında, yukarıda örneklediğimiz uluslar arası hukukta mahpuslara dair düzenlemeler içeren belgeler kabul edilerek, uygulanması sağlanmalı,
  • Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 16 maddesi, Hasta mahpusların infaz ertelemesi için Adli Tıp Kurumu raporu şartı ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike kriteri çıkartılarak yeniden düzenlenmeli,
  • Tedavi ve rapor aşamalarında bağımsız hareket eden bir uzmanlar heyetinin denetimi sağlanmalı,
  • 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’na dayanılarak çıkartılan Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik iptal edilmeli, bu sürede İdare ve Gözlem Kurullarının yetkilerini kötüye kullanımı engellenmeli ve kötüye kullanımlar cezalandırılmalı,
  • Terörün Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun’un mahpus yakınları ve mahpuslarla dayanışma gösterenlere yargı baskısı olarak kullanılmasına son verilmeli,
  • İnfazda eşitlik ilkesini ihlal eden Terörle Mücadele Yasası dahil yasal düzenlemeler kaldırılmalı , eşitsizliğe yol açan uygulamalar sonlandırılmalıdır.
  • Çocuk Hapishaneleri kapatılmalı, çocuklu kadınlar tutuklamaya alternatif infaz uygulamaları ile salıverilerek çocukların hapiste büyümelerine son verilmeli, Kadın, çocuk, LGBTİ, yabancı, hasta ve engelli mahpuslar başta olmak üzere özel ihtiyaçları olan gruplar için mevzuat oluşturularak ihtiyaçlarının giderilmesi için imkan yaratılmalıdır.
  • Tecrit uygulamasına son verilmeli, işkence, onur kırıcı muamele, sağlığa erişim engelleri, beslenme ve temiz suya erişim sorunu, ayrımcılık gibi temel sorunlar baskı ve pazarlık konusu edilmeyerek hak temelli bir yaklaşımla kalıcı çözüme kavuşturulmalı,
  • Üstte değindiğimiz hususlar da dahil devam eden tüm sorunlara dair genel bir mevzuat taraması yapılarak mahpus haklarına aykırı ve/veya hak ihlaline neden olan düzenlemeler ayıklanmalı,
  • Hak ihlallerinin tespiti için etkin adli ve idari soruşturmalar yürütülmeli, hak ihlalinde bulunan görevlilerin tespiti ile cezalandırılması sağlanmalı, hak ihlallerinin tekrar etmemesi için etkili tedbirler alınmalıdır.
  • Hapishaneler ve infaz uygulamalarında şeffaflık ve hesap verebilirlik sağlanmalı, hapishane verileri düzenli ve tam olarak kamuoyu ile paylaşılmalıdır. (Haber Merkezi)

Raporun tamamı için tıklayın

Evrensel'i Takip Et